Çocuk ve Ergen Terapisi
Çocuğunuzda bir şeylerin değiştiğini ilk siz fark edersiniz. Belki uykusu bozuldu, belki okul sabahları karnı ağrımaya başladı, belki odasından çıkmaz oldu. Endişenizi ciddiye alıyorum. Bu sayfada çocuklar ve ergenlerle nasıl çalıştığımı, sizin bu süreçteki yerinizi ve nasıl başlayacağımızı bulacaksınız.
NASIL ÇALIŞIR?
Çocuklar iç dünyalarını çoğu zaman kelimelerle değil; oyunla, çizimle ve davranışlarıyla anlatır. Bu yüzden küçük yaş grubuyla oyun temelli, yaşa uygun tekniklerle çalışırım. Oyun, çocuk için hem güvenli bir anlatım dili hem de duygularını işlemenin doğal yoludur. Ergenlerle ise çalışma daha çok konuşma üzerinden ilerler; burada en önemli adım, gencin kendini yargılanmadan ifade edebildiği bir güven ilişkisi kurmaktır. Her çocuğun kendi hızı vardır ve o hıza saygı duyarım.
Anne-baba danışmanlığı bu çalışmanın ayrılmaz parçasıdır. Çocuğun hayatındaki en etkili kişiler sizsiniz; bu yüzden düzenli veli görüşmeleriyle süreci birlikte yürütürüz. Bu görüşmelerde evde işinize yarayacak somut tutumlar üzerine konuşuruz. Yöntemleri yaşa göre uyarlarım: Bilişsel davranışçı teknikler, EMDR ve çözüm odaklı yaklaşım, çocuğun ve gencin dünyasına uygun biçimde kullanılır. Yaklaşık on yıllık klinik deneyimimde çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalıştım; bu bütünlük, aileyi bir sistem olarak görmemi sağlıyor.
SÜREÇ
- 01
İlk görüşme: Önce sizinle tanışırım
İlk görüşmeyi genellikle yalnızca anne-babayla yaparım. Çocuğunuzun gelişim öyküsünü, evdeki düzeni ve sizi endişelendiren durumu sizden dinlerim. Ardından çocuğunuzla tanışırım; bu ilk buluşma, onun kendini güvende hissetmesi üzerine kuruludur, aceleye getirilmez.
- 02
Birlikte çalışma: Oyunla ve güvenle
Çocuğunuzla düzenli seanslarda, yaşına uygun yöntemlerle çalışırız; sizinle de belirli aralıklarla veli görüşmeleri yaparız. Bu görüşmelerde sürecin gidişatını paylaşır, evde deneyebileceğiniz somut yaklaşımları birlikte planlarız. Siz sürecin dışında değil, tam ortasındasınız.
- 03
Sürdürülebilir değişim: Evde devam eden dil
Amaç, kazanılanların seans odasında kalmaması; evdeki ilişkiye taşınmasıdır. Çocuğunuz duygularını ifade etmenin yeni yollarını öğrenirken, siz de ona nasıl eşlik edeceğinizi keşfedersiniz. Süreci tamamlarken görüşmeleri yavaş yavaş seyreltir, kapıyı açık bırakırız.
Çocuğumu psikoloğa ne zaman götürmeliyim?
Her çocuk zaman zaman huysuzlanır, korkar ya da içine kapanır; bunların çoğu gelişimin doğal dalgalanmalarıdır. Ayırt etmek için kendinize birkaç soru sorabilirsiniz. Bu değişiklik birkaç haftadır sürüyor mu? Yalnızca evde değil, okulda ve arkadaş ortamında da görülüyor mu? Çocuğunuzun oynamasını, öğrenmesini, uyumasını ya da yemesini zorlaştırıyor mu? Daha önce kazandığı bir beceriyi, örneğin tuvalet alışkanlığını ya da yalnız uyumayı, geri kaybetti mi? Bu soruların birkaçına "evet" diyorsanız, bir uzmanla konuşmak içinizi rahatlatabilir. Bazen tek bir görüşme bile, endişelenecek bir durum olmadığını görmenizi sağlar.
Bazı durumlarda ise beklemeden adım atmak gerekir. Çocuğunuz ya da ergeniniz kendine zarar vermekten, ölmek istemekten söz ediyorsa ya da bunu düşündüren izler görüyorsanız, vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurmanız önemlidir; acil bir durumda 112'yi arayın. Sık tekrarlayan karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalarda önce çocuk doktorunuzla olası bedensel nedenlere bakmak doğru olur. Gerekli gördüğüm durumlarda tıbbi değerlendirme için sizi bir hekime yönlendiririm; psikolojik destek ile hekim takibi çoğu zaman birbirini tamamlar.
Oyun temelli terapi seansları nasıl geçer?
Küçük bir çocuk için seans, dışarıdan bakınca oyun gibi görünür; gerçekten de öyledir. Çocuk oyuncaklar, figürler, resim ve hamur gibi malzemeler arasından seçim yapar, ben de onun kurduğu oyuna eşlik ederim. Oyunda tekrar eden temalar, karakterlerin birbirine nasıl davrandığı, çocuğun nerede durup nerede hızlandığı bana çok şey anlatır. Bir oyuncak bebeğin hep yalnız bırakılması ya da bir arabanın sürekli kaza yapması, çocuğun henüz sözcüklere dökemediği bir duygunun izi olabilir. Bu anlamları aceleyle yorumlamam; önce çocuğun kendi dilini öğrenirim.
Seansların bir kısmı serbest oyuna, bir kısmı daha yapılandırılmış etkinliklere ayrılabilir. Duyguları adlandırmak, öfke yükseldiğinde bedende ne olduğunu fark etmek, korkuyla küçük adımlarla yüzleşmek gibi beceriler de oyun, hikâye ve çizimle çalışılır. Odadaki kurallar azdır ama nettir: kimse incitilmez, eşyalar bilerek kırılmaz. Bu sınırlar çocuğa güven verir. Ergenlerle seans daha çok sohbet hâlinde geçer; yine de bazen bir çizim, bir şarkı sözü ya da telefondaki bir fotoğraf konuşmanın kapısını aralar.
Ergen terapiye gitmek istemezse ne yapmalı?
Ergenlerin terapiye isteksiz yaklaşması çok sık karşılaşılan bir durumdur ve sürecin baştan başarısız olacağı anlamına gelmez. Genç, "bende bir sorun mu var" ya da "beni şikâyet edecekler" diye düşünüyor olabilir. Zorlamak, tehdit etmek ya da terapiyi bir pazarlık kozuna dönüştürmek bu direnci çoğu zaman artırır. Gencin itirazını dinlemek de önemlidir; "gitmek istemiyorum" cümlesinin ardında çoğu zaman anlaşılmama korkusu yatar. Bunun yerine tek bir görüşme önerebilirsiniz: "Bir kez git, tanış; devam edip etmeyeceğine birlikte karar verelim." Bu teklif gence söz hakkı tanır ve ilk adımı kolaylaştırır.
İlk görüşmede gencin neden burada olduğunu onun ağzından dinlerim; anne-babasının değil, kendi gündemini merkeze almaya çalışırım. Gizliliğin nasıl işlediğini en başta açıkça anlatırım, çünkü pek çok ergen için asıl soru budur. Bazı gençler için kendi odasından bağlanabildiği online görüşme daha az zorlayıcıdır. Genç hâlâ hazır değilse, siz veli görüşmeleriyle başlayabilirsiniz. Evdeki iletişim biçimi değiştikçe gencin bakışı da zamanla yumuşayabilir; kapıyı açık tutmak bazen atılabilecek en değerli adımdır.
Anne-baba ve okul sürece nasıl katılır?
Ergenlerle çalışırken ilk görüşmelerden birinde genç, anne-baba ve ben bir araya gelir, neyin paylaşılacağını birlikte konuşuruz. Genel gidişat, hedeflere ne kadar yaklaşıldığı ve evde işe yarayabilecek tutumlar veli görüşmelerinin konusudur. Seanstaki konuşmaların ayrıntısı ise gencin alanında kalır. Güvenliğiyle ilgili sizinle paylaşmam gereken bir bilgi olursa, bunu mümkün olduğunca önce gence söyler, nasıl aktaracağımızı onunla birlikte düşünürüm. Böylece genç, arkasından konuşulduğunu değil, sürece dahil edildiğini hisseder.
Okul, çocuğun gününün büyük kısmını geçirdiği yerdir; bu yüzden gerektiğinde öğretmen ya da okulun rehberlik servisiyle iletişim kurmak sürece önemli katkı sağlar. Bunu yalnızca sizin onayınızla ve çocuğun bilgisi dahilinde yaparım; paylaşılan bilgi de gerektiği kadarla sınırlı kalır. Bir dönem okul psikoloğu olarak çalıştığım için okul tarafının işleyişini içeriden bilirim; bu, öğretmenle ortak bir dil kurmayı kolaylaştırır. Sınıfta oturma yeri, ödev düzeni ya da teneffüs gibi küçük düzenlemeler bile çocuğun gününü rahatlatabilir. Okulla yapılan her görüşmeyi sonrasında sizinle de paylaşırım.
Merak edilenler
Hazırlayan: Uzm. Kl. Psk. Sema Akkoyun, Uzman Klinik PsikologSon gözden geçirme:

İlk adımı birlikte atalım
Görüşme planlamak için DoktorTakvimi profilinden uygun zamanı seçebilirsiniz.
Randevu Al