İçeriğe atla
Sema Akkoyun
ÇALIŞMA ALANI )

Sosyal Fobi ve Özgüven

Toplantıda söz almak istediğiniz hâlde kalbiniz hızlanıp cümleler dağılıyorsa, kalabalığa girmeden önce zihninizde provalar yapıyorsanız, bu his size yabancı değil demektir. Sosyal kaygı, "utangaçlık" diye geçiştirilemeyecek kadar yorucu olabilir. Görülmek istemekle görülmekten korkmak arasında sıkışmak, sanıldığından çok daha yaygın bir deneyimdir.

BU YAŞADIKLARINIZ TANIDIK MI? )
  • Bir ortama girmeden önce söyleyeceklerinizi zihninizde defalarca prova ediyorsunuz.
  • Söz almanız gereken anlarda çarpıntı, kızarma, ses titremesi ya da terleme yaşıyorsunuz.
  • Konuşma bittikten sonra saatlerce "keşke şöyle deseydim" diye geri sarıyorsunuz.
  • Telefonla konuşmak yerine mesaj atmayı, sipariş vermek yerine uygulamayı tercih ediyorsunuz.
  • Kalabalık ortamlarda gözlerin üzerinizde olduğu hissiyle yemek yemek ya da yazı yazmak zorlaşıyor.
  • Sunum, mülakat, tanışma gibi değerlendirilme ihtimali olan durumlardan uzak duruyorsunuz.
  • Fikriniz olduğu hâlde "saçma bulunur" korkusuyla susmayı seçiyorsunuz.
  • İltifat aldığınızda inanmakta zorlanıyor, hemen geçiştiriyorsunuz.
  • Hata yaptığınızda iç sesiniz, başkasına asla konuşmayacağınız kadar sert eleştiriyor.
  • Sosyal planlar öncesi bahane üretme isteği ile sonrasındaki yalnızlık hissi bir arada gidiyor.
GÜNDELİK HAYATA ETKİSİ )

Sosyal kaygının faturası genellikle sessizce ödenir: hak ettiğiniz hâlde isteyemediğiniz zam, gidilmeyen düğün, kaçırılan tanışmalar... İş görüşmelerinde bildiklerinizi gösterememek, "aslında ben bundan fazlasıyım" duygusunu büyütür. Çekingenlik zamanla kişiliğinizin değişmez bir parçası sanılmaya başlar; oysa çoğu zaman öğrenilmiş bir korunma biçimidir. Yakın ilişkilerde bile "gerçek hâlimi görürlerse uzaklaşırlar" düşüncesi mesafe yaratabilir. Bu örüntüler hayatınızı istediğinizden daha küçük bir alana sıkıştırıyorsa, bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir.

TERAPİ NASIL YARDIMCI OLUR? )

Terapi, kendisi de bir sosyal ortam olduğu için bu konuda özel bir imkân sunar: yargılanmadan konuşabildiğiniz bir ilişki deneyimi, başlı başına onarıcı olabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi'de "herkes bana bakıyor", "hata yaparsam rezil olurum" gibi düşünceler birlikte incelenir; dikkatin sürekli kendinize dönmesi ve zihinsel prova gibi kaygıyı besleyen alışkanlıklar fark edilir. Ardından küçük, planlı sosyal denemelerle — bir kafede sipariş verirken göz teması kurmak gibi — korkulan durumların sanıldığı kadar tehlikeli olmadığı yaşayarak görülür.

Özgüven tarafında mesele genellikle daha derindir: "yetersizim", "kusurluyum", "ancak mükemmel olursam kabul görürüm" gibi erken yaşta öğrenilmiş inançlar Şema Terapi ile ele alınır. Alay edilme, dışlanma ya da sert eleştirilme gibi iz bırakan yaşantılar bugünü etkilemeye devam ediyorsa, EMDR bu anılarla çalışmak için kullanılabilir. Amaç sizi başka biri yapmak değildir; sahnede parlayan bir "yeni siz" vaat edilmez. Amaç, olduğunuz kişinin görünür olmasına izin verebilmeniz ve sesinizin size ait kalmasıdır.

Sık sorulanlar

Sosyal kaygının ne kadar süredir hayatınızda olduğuna ve özgüvenle ilgili inançların derinliğine göre değişir. Somut hedeflerle — örneğin toplantıda söz alabilmek — ilerlendiğinde değişim adım adım gözlenebilir; daha eski örüntülerde süreç uzayabilir. Tempoyu birlikte belirlersiniz.
Evet; hatta bazı kişiler için online başlamak, yüz yüze görüşmenin yarattığı tedirginliği azalttığından ilk adımı kolaylaştırır. Görüşmeler bulunduğunuz her yerden online yapılabilir; dilerseniz İstanbul'da yüz yüze devam edilebilir.
Hiçbir şey olmaz; bu sık yaşanır ve seansın doğal bir parçası kabul edilir. Konuşmanın hızını siz belirlersiniz; sorularla desteklenirsiniz, sessizlik de sürecin içinde kendine yer bulur. Zorlanmanın kendisi bile üzerinde birlikte çalışılabilecek bir başlangıç noktasıdır.
RANDEVU )

Bu konuda konuşmak isterseniz

Uygun gördüğünüz bir zamanda tanışabiliriz — yüz yüze ya da online.

Randevu Al