İçeriğe atla
Sema Akkoyun
ÇALIŞMA ALANI )

Kaygı Bozuklukları

Zihniniz sürekli "ya olursa..." diye başlayan cümleler kuruyorsa ve omuzlarınızın gün boyu gergin olduğunu fark ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Kaygı aslında bizi koruyan bir alarm sistemidir; ama bazen bu alarm, ortada yangın yokken de çalmaya başlar. Bu sayfada, o alarmın neden çaldığına ve sesinin nasıl kısılabileceğine birlikte bakacağız.

BU YAŞADIKLARINIZ TANIDIK MI? )
  • Zihniniz sürekli en kötü ihtimali hesaplıyor; "ya geç kalırsam, ya hastalanırsam, ya olmazsa" düşünceleri peş peşe geliyor.
  • Gevşemekte zorlanıyorsunuz; tatilde bile aklınızın bir köşesi tetikte kalıyor.
  • Bedeniniz gerginliği taşıyor: sıkılan çene, kasılan omuzlar, midede düğümlenme, ara ara çarpıntı.
  • Vücudunuzdaki her yeni his sizi endişelendiriyor; belirtilerinizi sık sık internette aratıyorsunuz.
  • Doktor kontrolleri rahatlatıyor ama bu rahatlama birkaç gün içinde kayboluyor.
  • Asansör, uçak, kalabalık ya da iğne gibi bazı durumlardan uzak durmak için rotanızı değiştiriyorsunuz.
  • Uykuya dalarken zihniniz günün konuşmalarını ve yarının listesini tekrar tekrar açıyor.
  • Karar verirken uzun süre gidip geliyorsunuz; "ya yanlış olursa" düşüncesi sizi kilitliyor.
  • Stresli dönemlerde baş ağrısı, mide şikâyetleri gibi bedensel yakınmalar artıyor.
  • Sürekli tetikte olmak sizi gün sonunda tükenmiş bırakıyor.
GÜNDELİK HAYATA ETKİSİ )

Kaygı çoğu zaman dışarıdan görünmez; siz toplantıda sakin görünürsünüz ama içeride bir fırtına vardır. Sürekli tetikte olmak, bedenin de zihnin de dinlenememesi demektir; bu yüzden gün sonunda "hiçbir şey yapmadım ama çok yorgunum" hissi sık yaşanır. Kaçınmalar zamanla hayatı daraltabilir: gidilmeyen davetler, ertelenen sağlık kontrolleri ya da tam tersi, art arda alınan randevular. Yakınlarınız "takma kafana" dedikçe anlaşılmadığınızı hissedebilirsiniz; çünkü sorun kafaya takmayı seçmek değildir. Bu yaşadıklarınız gündelik hayatınızı zorluyorsa, bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir.

TERAPİ NASIL YARDIMCI OLUR? )

Terapide kaygı, susturulması gereken bir düşman gibi değil, anlaşılması gereken bir sinyal gibi ele alınır. Görüşmelerde önce sizin kaygı döngünüz haritalanır: hangi durumlar tetikliyor, zihninizden hangi düşünceler geçiyor, bedeniniz nasıl tepki veriyor ve siz rahatlamak için neler yapıyorsunuz. Bilişsel Davranışçı Terapi bu döngüye somut araçlarla müdahale eder; felaket senaryoları gerçekçi olasılıklarla sınanır, kaçınılan durumlarla güvenli ve kademeli biçimde yeniden temas kurulur. Sağlık kaygısında bu çalışma, bedensel duyumları okuma biçiminizi gözden geçirmeyi de içerir.

Kaygının kökeninde daha eski öğrenmeler varsa — örneğin "dünya tehlikeli bir yer" ya da "her şeyi ben kontrol etmeliyim" gibi kalıplar — Şema Terapi ile bu köklerle çalışılır. Kaygıyı başlatan ya da pekiştiren zorlayıcı yaşantılar için EMDR kullanılabilir; fobilerde de bu yöntemden yararlanılabiliyor. Hedef kaygıyı sıfırlamak değildir; çünkü kaygının işlevsel bir dozu hepimize lazım. Hedef, alarmın gerçek tehlikede çalması ve hayatınızın direksiyonuna yeniden sizin geçmenizdir.

Sık sorulanlar

Kaygının türüne ve ne kadar süredir hayatınızda olduğuna göre değişir. Bilişsel Davranışçı Terapi genellikle yapılandırılmış ve hedef odaklı ilerler; belirli fobilerde süreç daha kısa olabilirken, uzun süredir devam eden yaygın kaygıda daha fazla zamana ihtiyaç duyulabilir. Nerede olduğunuz süreç boyunca birlikte ve açıkça değerlendirilir.
Evet. Kaygı, online terapide sık çalışılan konulardan biridir. Yüz yüze tercih ederseniz İstanbul'da yüz yüze seçeneği var; online seanslar ise şehir ve ülke fark etmeksizin yapılabiliyor.
Bedensel şikâyetlerin tıbbi bir değerlendirmeden geçmesi her zaman önemlidir. Tetkikler bir sorun göstermediği hâlde endişe devam ediyorsa, bu noktada terapi devreye girebilir; çünkü mesele artık bedenden çok, bedenin nasıl yorumlandığıyla ilgili olabilir.
RANDEVU )

Bu konuda konuşmak isterseniz

Uygun gördüğünüz bir zamanda tanışabiliriz — yüz yüze ya da online.

Randevu Al